Verem hastaları elektronik ortamda kayıt altına alınacak

Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Dairesi Başkanlığı, Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında hizmet kalitesini artırmaya yönelik yaptığı faaliyetler kapsamında veri kalitesinin artırılması amacıyla ''Elektronik Tüberküloz Yönetim Sistemi'' hazırladı.

Sistemle, elektronik ortamda kayıt altına alınacak verem hastalarına ilişkin tüm bilgiler, anlık görüntülenebilecek. Bu sayede, yaş, cinsiyet, tedavi başarısı, tedaviye erişim gibi çeşitli alanlarda inceleme ve değerlendirme yapabilme fırsatı sağlanacak. Türkiye'nin herhangi bir yerinde tanı konulan bir hastaya, başka bir şehre gittiğinde tedavisi için ayrı bir dosya açılmayacak. Pilot uygulaması İstanbul ve Ankara'da yapılacak, 2012 içinde de tüm yurtta kullanılacak.

Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Dairesi Başkanı Hamza Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında verem ya da ince hastalık olarak bilinen tüberkülozun tarihçesinin çok eski olduğunu ve hala olgu sayısı çok olmamakla birlikte etkinliğini sürdürdüğünü söyledi.

Genellikle solunum yolu ile mikrobu alınan bulaşıcı hastalığın, mikrobun bulaştığı yüz kişinin 5'inde ilk bir-iki yıl, diğer yüzde 5'inde ise yaşam süreleri içinde herhangi bir zamanda ortaya çıkabildiğini, yüzde 90'ında ise herhangi bir hastalığa neden olmadığını ifade eden Bozkurt, ''Bakteri, akciğere yerleşmesinden sonra vücut tarafından sarmalanıyor ve etkisiz hale getirilerek yıllarca vücutta kalabiliyor. Vücut direncinin düşmesi, kara sevda, aşırı üzüntü, yeterli beslenememe sonucunda, vücut direncini azaltan hastalıklar esnasında, vücut direncini azaltan ilaçların kullanılması gibi durumlarda bağışıklık sistemi baskılanınca verem hastalığı ortaya çıkabiliyor'' dedi.

Bozkurt, hastalığın vücut ateşinin yükselmesi, gece terlemesi, 2-3 haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma ya da kanlı balgam, iştahsızlık, kilo kaybı, göğüs veya yan ağrısı ile kendini gösterdiğini belirterek, tedavi ile yüzde 95-99 oranında iyileşme olduğuna dikkat çekti.

-Tüberkülozdan ölümler, en çok 65 yaş üstündeki kişilerde-

Veremle mücadelede Türkiye'nin başarılı olduğunu belirten Bozkurt, 2005 yılından bu yana dispanserlerde kayıtlı her hastanın TC Kimlik numaraları ile verilerinin toplandığını anlattı. Bozkurt, Türkiye'de Verem Savaşı 2011 Raporu'nun yayımlandığını söyledi.

Bozkurt, raporda vereme ilişkin her türlü detaya yer verildiğini dile getirerek, 2010 yılı içinde Türkiye'de verem savaşı dispanserlerine kayıtlı toplam verem vaka sayısının 16 bin 551 olduğunu belirtti. Tanı konulan hastaların yüzde 60'ının erkeklerde, yüzde 40'ının ise kadınlarda görüldüğünü ifade eden Bozkurt, 0-14 yaş grubunda yüzde 5 oranında görülen hastalığın 14-24 yaşından sonra toplu yaşam alanlarında daha fazla bulunma gibi etkenlere bağlı olarak arttığına, 45 yaşından sonraki olgu hızlarının da giderek artmış oranlarda saptandığına işaret etti. Bozkurt, ''geçen yıl yapılan çalışmaya göre, veremden ölüm bildirimlerinin yüzde 48,5'inin 65 yaşın üstündeki kişilerden oluştuğunu'' söyledi. Bu yaş grubundaki insanların, verem mikrobunun yaygın görüldüğü 1940-1950'li doğumlu kişiler olduğuna dikkati çeken Bozkurt, mikrobun o yıllarda vücuda girmiş olabileceğini belirtti.

-En çok Marmara bölgesindeki illerde görülüyor-

Hastalığın ''fakir'', yeterli beslenme imkanına sahip olmayan kişilerde daha fazla görüldüğünü söyleyen Bozkurt, maddi gücü yeterli olmayan kişilerde hastalığın görülme sıklığının daha yaygın olduğuna işaret etti.

Bozkurt, son yapılan çalışmaya göre hastalığın illere göre de değişiklik gösterdiğini belirterek, ''En çok Trakya civarında görülüyor. Bu iller arasında İstanbul öncelikli olarak dikkat çekiyor. İstanbul, Türkiye'nin çeşitli bölgesinden çok sayıda göç alıyor ve bu kişiler, özellikle iş bulma amacıyla Anadolu'dan İstanbul'a geliyor. Bu nedenle mikrobu taşımaları ihtimalleri var. Hastalık en az Tunceli ilinde, bölge olarak ta Güneydoğu Anadolu Bölgesinde hastalık daha az görülmektedir'' dedi.

-Yeni sistemle, veremli hastalara ilişkin bilgilere anında ulaşılacak-

Son yıllarda Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte hastaların hizmete ulaşımının da arttığını vurgulayan Bozkurt, hastalara sosyal güvencesi olsun olmasın ücretsiz verilen ilaç hizmetinin, eczanelerden değil dispanserden verilmesiyle hastaların da kayıt altına alınabildiğini anlattı.

Bozkurt, sağlıkta hizmete erişimin artmasıyla birlikte verem hastalarına erken tanı ve tedavi imkanı da getirdiğini vurgulayarak, bu şekilde bulaşın da önüne geçilebildiğini dile getirdi.

Veremle mücadelede yeni girişimlerde de bulunduklarını, yeni sistemleri uygulamaya geçireceklerini anlatan Bozkurt, bu kapsamda ''Elektronik Tüberküloz Yönetim Sistemi (e-TYS)'' kurulacağını bildirdi. Yeni sistemle, veri kalitesini artırmayı hedeflediklerini belirten Bozkurt, ''Bununla, programın izleme ve değerlendirmesi anlık yapılabilecek. Bu sayede, ulusal Tüberküloz Kontrol Programı güçlendirilecek'' dedi.

Sistemin uygulanmasıyla, bilgiye erişimin ve bilginin kaydedilmesinin sağlanacağını belirten Bozkurt, şunları devam etti:

''Bilginin kaydedilmesiyle birlikte tanı ve tedavi süreci anlık izlenebilir duruma gelecek. Örneğin, bir dispanserdeki hekim hastasını muayene edip tanı koyduktan sonra hastaya ilişkin tüm bilgileri sisteme girerek kayıt altına alacak.

Tüm sağlık kurum ve kuruluşları bir aşamadan sonra, tarafımızdan verilecek şifrelerle sisteme girerek, verileri yükleyecekler. Biz de anında tüm Türkiye'deki verileri anlık görebileceğiz. Daha sonra sağlık sistemlerini kapsayan 'Sağlık-net' ile tüm sağlık kurum ve kuruluşları sisteme veri aktaracağından, o zaman şifreye gerek kalmayacak.

Sistemle, hastaya ait tüm bilgiler görüleceğinden anında değerlendirme yapılmasına olanak tanınıyor. Türkiye'nin herhangi bir sağlık kuruluşunda tanı alan hastalar, kayıt altına alınmış olacak. Şimdi de kısmen yapılıyor, ancak kontrolü zor oluyor.

Sistem, anlık bilgileri kapsadığından hastanın tedavisinde, ilaç kontrolünde takip imkanı veriyor.

Sistemde yer alan bilgiler sayesinde yaş, cinsiyet, tedavi başarısı, tedaviye erişim gibi çeşitli alanlarda inceleme ve değerlendirme yapabilme fırsatı sağlanacak.

Türkiye'nin herhangi bir yerinde tanı konulan bir hastaya, başka bir şehre gittiğinde tedavisi için ayrı bir dosya açılmayacak. Sistemde tüm bilgileri olduğundan, o sistem üzerinden takip edilecek. Yani, hizmete erişim kolaylaşacak, hasta dosyası ile gezmek zorunda kalmayacak, hekim hastanın tüm bilgilerini bir arada görebilecek, Sağlık Bakanlığı da hastalara ilişkin en net ve doğru bilgiye anında ulaşabilecek.''

-Pilot uygulaması İstanbul ve Ankara'da yapılacak-

Bozkurt, Verem Savaş Dairesi Başkanlığı tarafından kurulacak olan sistemde son aşamaya gelindiğini ve sistemin bu yıl içinde uygulanmaya başlanacağını söyledi.

Şu an sistemin deneme çalışmalarının yürütüldüğünü ifade eden Bozkurt, uygulama öncesinde programı kullanacak olan özellikle dispanser hekimleri başta olmak üzere ilgili müdürlük çalışanlarının bir eğitimden geçirileceğini belirtti. Eğitim faaliyetlerine Ocak ayı içinde başlanacağını anlatan Bozkurt, Ankara ve İstanbul'da pilot olarak uygulamaya başlanacağını, iki aylık süreçten sonra 2012 içinde tüm yurtta kullanılacağını sözlerine ekledi.

5 Ocak 2012

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.